
09/02/2023
Kuzey Makedonya Türklerinin Sosyokültürel Türbülansı
Balkanlar’da 1878-1879 Rus Harbi ve 1912 Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak ve nüfuz kaybı sürekli olarak devam etti. Bugün Balkan jeopolitiği bütünüyle NATO ve Avrupa Birliği’nin (AB) bir parçası hâline gelmek üzere. Yugoslavya’nın dağılma sürecinin başlarında Slovenya ve Hırvatistan’ın ardından 8 Eylül 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Makedonya’da Türkler için de yeni bir dönem başlamış oldu. Türkler, bağımsızlıkla birlikte daha önce ellerinden alınan haklar noktasında umutlandılar. Siyasal, sosyal, kültürel alanda varlıklarını devam ettirebilmek için siyasi partiler ve sivil toplum alanında örgütlendiler. Kuzey Makedonya Müslüman toplumları ve Türkler birçok anlamda Balkanlar’daki diğer Müslüman topluluklara ve Türklere göre daha avantajlıydı. Bu noktada onların bu avantajlarını Osmanlı sonrası dönemde bu topraklarda bedel ödeyen öncü şahsiyetlere (Fettah Efendi, İdris Efendi, Ata Efendi ve Yücelciler hareketine) borçlu olduklarını da belirtmek gerekiyor.
Bugün Türkiye’nin 700 yıldır bölgedeki varlığının önemli bir parçası olan Arnavut, Boşnak, Rom ve Türk toplumları ile bağlarının zayıfladığı bir dönemin arifesindeyiz. Bizim Rumeli Balkanlar hikâyemiz, AB şemsiyesi altında yeni bir “Batı Balkanlar” oluşumuna dönüşürken biz bu değişime hazırlıklı mıyız?
Balkanlar 1990’lardaki dağılma sürecinden sonra, ikinci büyük siyasi ve sosyal değişimi yaşıyor. Yedi sene önce AB üyelik başvurusu yapan Bosna-Hersek, resmen AB’ye adaylık statüsü kazandı. Avrupa Konseyi Başkanlığı ile Avrupa Parlamentosu temsilcileri, Kosova vatandaşları için vizesiz seyahati düzenleyen taslak üzerinde anlaşmaya vardı. AB ve NATO’nun Balkanlar politikasındaki bu hareketlilik, önümüzdeki beş yılda bölgenin ciddi değişimlere sahne olacağına işaret ediyor.
Türkiye’nin Balkanlar politikası ise liderler ve güvenlik bürokrasisi düzeyinde çok hassas ilerlerken siyaset, kamu ve sivil toplum ayağında aynı hassasiyet ve dinamizmi göremiyoruz. Kuzey Makedonya Türk toplumu son 10 yıldır siyasi, kültürel ve sosyolojik bir türbülans içinde. NATO üyesi olan ve AB ile tam üyelik müzakerelerine Temmuz 2022’de başlayan Kuzey Makedonya’da Türk toplumunun bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde yürütmesine katkı sağlamak gerekiyor. Zira Balkanlar’da yaşayan Türk toplumunun en önemli sorunu, İsmail Gaspıralı’nın da 100 yıl önce dillendirdiği gibi, bütüncül politik ve kültürel yoksunluğa işaret eden “dilde, fikirde, işte birlik” ideolojisinin göz ardı edilmesidir.
Bugün Makedonya Türkleri hâlihazırda üç siyasi partiye bölünmüş durumda. Bunlardan ilki Beycan İlyas yönetimindeki Türk Demokratik Partisi (TDP), ikincisi Enes İbrahim’in başında bulunduğu Türk Hareket Partisi (THP), üçüncüsü ise Erdoğan Saraç liderliğindeki Türk Millî Birlik Hareketi (TMBH).
TDP ile THP 2017 yılından bu yana Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) hükümetinde koalisyon ortağı. TMBH ise Makedonya Ulusal Birliği Demokratik Partisi (VMRO) ile koalisyon içinde olup muhalefette. Hükümet koalisyon ortakları olan TDP ve THP parlamentoda birer milletvekili ile temsil edilirken, bakanlıklar başta olmak üzere hükümette birçok müdürlüğe sahipler. Ancak buna rağmen Makedonya Türklerinin başta eğitim olmak üzere kültürel, sosyal, ekonomik vb. sorunları devam ediyor.
Balkanlar’daki Türk toplumunun sorunlarının çözümü siyasi partilerden geçtiği için bu partilerin her zaman gözetilip kollanması gerekiyor. Ne var ki pek çok kişi, Makedonya Türk siyasetindeki en önemli sorunun bu üç Türk siyasi parti olduğunu düşünüyor. Evet, 80.000 kişilik bir topluluk için bu önemli bir sorun olsa da Makedonya Türklerinin zihninde ve kalbindeki “bölünmüşlük” ve “güvensizlik” şüphesiz çok daha büyük bir sorun.
Altı bölgede düzenlenen seçimler ülke genelinde dağınık şekilde yaşayan Türklerin iradesini meclise ve dolayısıyla hükümete yansıtmaya imkân vermiyor. Bu durum bölünmüşlük ve güvensizlikle birleşince, ülkedeki Türklerin bir kısmı siyasetten umudunu keserek oy kullanmıyor bir kısmı da Makedon ve Arnavut partilere yöneliyor. Seçim sisteminden dolayı seçim öncesi yapılan koalisyonlarla genel seçimlere katılan Türk partileri ise ekseriyetle Makedon partileriyle koalisyon yapmayı tercih ediyor. Peki, Türk partileri Arnavut partileriyle neden hiç iş birliği yapmıyor? Bunda Makedonlara göre daha az milletvekili çıkaran Arnavut partilerin Türk partileriyle iş birliği konusunda çekimser davranması belirleyici oluyor. Bir diğer kesim ise ideolojik görüş ve çıkarlar çerçevesinde üye oldukları üç Türk partisinden birine yöneliyor. Seçim sisteminden dolayı tam olarak hesaplanamasa da yerel seçimlerin meclis üyeliği listelerinden yapılan hesaplamalar, son seçimlerde (Ekim 2021) üç Türk partisinin toplam oy oranının oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Türk partilerinin nüfuslarına göre aldıkları oyun bu kadar düşük olmasının sebepleri ise ayrıca tartışılması gereken bir konu.
Nüfus konusu, özellikle de genç nüfusun göç etmesi konusu Kuzey Makedonya Türk toplumunun en önemli kronik sorunlarının başında geliyor. 2022 yılında yapılan sayım hayati öneme sahip olmasına rağmen Türk partilerinin sahada etkin olmamaları ve açıklanan sonuçları kabul etmiş görünmeleri, mecliste olmalarına rağmen bir kere bile bu konuyla ilgili bir basın toplantısı veya bir açıklama yapmamaları tepkilere sebep olmuş durumda. Sahadan gelen izlenim ve bilgiler, bu partilerin seçmenler nezdinde gün geçtikçe kan kaybettiğini gösteriyor. THP ve TDP’nin idari kadroları arasındaki sert ve soğuk ilişkilerin uzun zamandır bu şekilde olması, TMBH’nin yönetim kadrosunun zayıflığı, mevcut partilerin Türk toplumunun sosyoekonomik ve sosyokültürel beklentilerine cevap veremediğini açıkça gösteriyor. Türk partilerin kendi içlerinde ve birbirleriyle yaşadıkları sorunların Ankara devlet tecrübesi/aklı tarafından göz ardı edilmesi ise, telafisi zor bir duruma yol açmış görünüyor. Kuzey Makedonya Türk partilerinin Ankara’nın güvenlik bürokrasisi tarafından ciddi bir restorasyona ve rehabilitasyona ihtiyacı olduğu açıkça anlaşılıyor. Bu konunun daha fazla ihmal edilmesi durumunda, yakın zamanda Makedonya Türklerinin siyaseten Türk partilerinden uzaklaşması gibi bir tehlike söz konusu olabilir.
Etiketler : Kuzey Makedonya
